27 Ocak 2010 Çarşamba

Havalar Serin Mevzular Derin...


Önceki senelerde takım antreman yapmak için dahi stadımıza geldiğinde daha büyük kalabalıklar görmüştüm tribünün içinde destek olmak sebebiyle, dün akşam belki de bir daha hiç yaşamayacağım bir sahneye şahit oldum, resmi bir maçta tribünlerde sadece 1000 kadar taraftar vardı, çoğu da benim gibi protesto amacını ruhuyla birleştirmişti dondurucu soğuğa rağmen...

Maç bittikten sonra eve dönerken tramvayda eldivenleri çıkardığımızda acı gerçeği iliklerimize kadar hissettik arkadaşlarla; tam bir İstanbul çocuğu gibi avuç içlerim bembeyaz parmaklarım ise tırnak diplerine kadar kıpkırmızı olmuştu soğuğun etkisiyle, hafif hafif ısınırken kendi kendime hangi başka sevgi beni buna sürüklerdi acaba diye iç geçirdim bir ara, ne olursa olsun sahada o genç kartalları yaptıkları hatalara rağmen destekleyerek bu iddasız kupa maçı akşamından da bir tat almayı başardık diyebilirim günün sonunda ama asıl amaca ulaşabildik mi bilemiyorum, ne zamandır geri sayım araçları gibi iple çektiğimiz güne son kez stadımızdan ayar verdik, istenmeyeni bir kez daha dillendirdik ama sesimiz ona ulaşmış mıdır acaba diye hala donmuş tereddütlerim var, ben ne kadar Beşiktaş sevgisi ile ısınıp tekrar eski halime dönsem de, biliyorum ki donmuş fikirler asla eskisi gibi olmaz, ders aldık masallarına karnımız ne kadar toksa, değişim masalına da o derece tok sayın(!) başkanın haberi olsun bundan, seçime sayılı günler kala inşallah!

Maçta golleri atan oyuncularımıza bile baksak ne kadar zayıf bir maç olduğunu anlamamız için yeterli olur, Bursaspor maçındaki golü de olmasa Nobre ilk defa golle tanıştı diyecektik belki de bu sezon hem de 2 kere, keza Nihat da öyle... Zaten ona bir gönül koydum ne zaman topla buluşsa bu sezon Eskişehir deplasmanında yaptığı o futbol bencilliği gözümün önüne geliyor, tabi bu da direk olarak o maç sonrasında aramıza duvarlar ördüğü gerçeğini hatırlatıyor bana, 2 Nobre 2 Nihat 2 de Konya takımı golü atınca 6 golle ilk defa bu sezon bol gollü maç izledik ama kimsenin umurunda değildi sanki, olması da gereksizdi.

Yöneticiler açısından düşündüm bir de bu maçı, nasipse kısmetse daha resimdeki o güzelim kapıdan yönetici sıfatıyla geçemeyecekler inşallah en azından 3 sene süreyle, yeni bir başkana ve arkadaşlarına tekrar açılır o kapı diye umut ederek ayrıldık staddan galip ama buruk bir şekilde, yanlış hatırlamıyorsam 2 sezon önce gene böyle bir maç vardı; Çaykur Rizespor'u 3-2 yendiydik ama orda 1-0 kaybettiğimiz için ilk maçı elenmiştik, bu maç aslında ondan da acıydı, son maçında 2 fark yaparak gamsız Beşiktaşım puanla tanışmış ve bu sayede anca Konya takımını grupta geçmeyi başarmıştı, yukarıda ne kadar umurlarda olmadı desem de yakışmadı bize, yakıştıramadım... Şimdi sırada Antalyaspor deplasmanı var seçim öncesi, kızıl kıyamet orda kopacak sanki! Kar değil fırtınalar kasırgalar kopsa da...

0 yorum:

Yorum Gönder