25 Ocak 2010 Pazartesi

Bir İstanbul Dumanı


Kar kıyamet haberleri başlar başlamaz gerek forumlarda gerek arkadaş çevremde herkesin aklına 2 sezon önceki Ertuğrul Sağlam döneminde oynadığımız Ankaraspor maçı geldiydi, 2-0 öne geçtikten sonra acayip bir şekilde skor 2-2 ye geldi sonrasında mini sinir harbiyle beraber İbrahim Toraman'ın attığı golle 3-2 kazandık ama başka güzelliklerle akılda kaldı aslında o maç o günden sonra...

Takım kötü gittiğinde ve ya böyle yağmur çamur havalarda hep gelen taraftar tabir-i caizse herşeyi göze alan taraftardır; İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir şehirde bir de Beşiktaş semtine uzakta kalıyorsanız çevrenizden ilk akla gelen tepki gitmeyeceğin, hatta gidersen büyük sıkıntı yaşayacağın olur, gene bu baskılar eşliğinde sabırla maç gününü ardından da maç saatini beklemeye başladım evde ama bu sefer durum baya ciddi gibiydi, hava durumu verdikçe verdi gazı saat 18.00'den sonra ortalık şöyle fırtına böyle tipi diye diye tüm evden çıkma girişimlerimi soğuttular, zaten Beşiktaş uzak kalıyor Avcılar'a, yok yere yollarda sefil olmak derdi aldı yürüdü bir anda zihnimde ama nedense aklıma hep kötü anılar geliyor böyle maç kaçırma durumları oluştuğunda...

Son 3 sezondur 0 maç kaybıyla geçtim İnönü'de; ne hazırlık maçları ne kupa maçları ne de lig maçları hiç sekmedi, kombinem varsa maça geleceğim zihniyetini mıh gibi kazıdım beynime, maç kaçırınca sanki o güne dair bir kara leke kalıyor gibi hayatımda diye düşündüm hep, Cumartesi günü de az kalsın bu kara lekelere biri yenisi eklenecekti, imdada federasyon yetişti de erteleme zahmetinde bulundular maçı, gene de oynansın isterdim Ankaraspor maçı gibi KAPALI altta ön sırada durup kartopu atmak isterdim rakip takım oyuncularına, ısınmak için durmadan en yüksek çıkabildiğimiz noktada bağırmak da keyifli olurdu, bir de maçı kazanacak olsaydık daha ne isterdik ama kısmet başka karlı havalara kaldı belki de, kısmet böyle başka havalara kalınca Beşiktaşsız 1 hafta daha geçti, artık seçimden sonrasına kaldı İnönü'de maç heyecanı...

Bembeyaz İnönü resimlerine baktıkça bir çılgınlık yapıp öylesine de olsa stada gitseydim dedim kendi kendime, zaten maçtan önce de Erhan abim arayınca ve 3 kişi semtte olduklarını söyleyince imrendim yeterince, evli barklı adam tutmuş gitmiş helal olsun yaşına başına aldırmadan, gençlik dediğin böyle doğaçlama yaşarsan tat veriyor, bir de Beşiktaş uğruna harcarsan anlam kazanıyor, Cehennem buz tutana kadar Beşiktaşlıyız...

0 yorum:

Yorum Gönder