28 Aralık 2009 Pazartesi

Futbolun Bize Öğrettikleri...


http://www.medyaspor.com/v02/news.aspx?id=37951


Yıllarca futbol ve içerdiği şiddet unsurları üzerine içi dolu birçok cümleler dinledik gerek televizyon kanallarındaki futbol yorumcularından, gerekse de futbolu hiç bilmediği halde onun popülerliğinden fayda sağlamak amacıyla kendine böyle yol seçen, açıkçası hangi sıfatla nitelendirmem gerektiğini de bilemediğim birçok insan tarafından maruz kaldık bu söz bombardımanına.


Futbolu hiç bilmemekle, futbolun içindeki bir unsuru çok iyi bilmek apayrı incelenmesi gereken olaylardır; benim ve ya çoğul kullanmam gerekirse çevremde hem sevdiğim hem değer verdiğim biziz diyecek kadar kendime yakın gördüğüm insanlarda ise futbola dair her şeyi bilebilme sevdası vardır, örnek vermek gerekirse yıllar öncesinin bir futbol maçını babamla beraber izlerken daha o anlatmaya başlamadan ben de bir iki kelam edebilmeliyim diye düşünürüm, büyüklerden anılar dinlemek nefis bir hissiyat verse de bünyeye, asıl önemli olan o hissiyatı araştırarak kendi kendine yükleyebilmektir bana kalırsa, olur ya belki çevrenizde değer verdiğiniz, size futbolu sevmenize yardımcı olabilecek bir futbolsever olmamıştır hiç daha önce...


Haberle ilgili çok fazla yorum yapmayacağım bu yüzden sadece takıldığım noktayı ve bence sebebi gördüğüm detayı sizlere aktarmak istedim, haberde psikolojik destek görmesi gereken holigan olarak damga yiyen çocukların(!) hepsinin yaşı 18'den küçük, gerçekten üzüldüm bu rakamlara, hani yaşı başı almış olsa da üzülürdüm ama bazen asi ruh, anarşizm, holiganizm v.b. konularda ne yaptığını bilmeden hareket ettiğini düşündüğüm insanlara sevgisizlik noktasında hayatın büyük bir yük bindirdiğini hissederim. Düşünsenize 18 yaşının altındayken polis, karakol, gözlatı, psikolojik destek gibi toplum önünde insanların size karşı düşüncelerini bambaşka hale getirecek tanımlara maruz kaldığınızı?


Acı bir durum olmakla beraber olayın temeli psikoloji ve eğitim noktasında kesinlikle çakışmaktadır, ne olursa olsun bu gençler kaderlerine terkedilmemelidir, yaptıkları yanlışlarla dışlanmamalı, tekrar aynı durumlara düşmemeleri için çaba sarfedilmelidir, eğer ki hayatta futbol adına eksik bilgilerle yaşıyorlarsa öğretilmeli eğitime tabi tutulmalı ve neyin peşinden ne şartlarla gitmeleri gerektiği belirtilmelidir, sonrasında seçme hakkı gene onlarındır elbet, bu yüzden yazdığım yazıya göre negatif bir resim seçmiş olmam da bundan kaynaklanmaktadır; ben de sonuçta tribünde deplasmanda sütten çıkmış ak kaşık değilim, seçme hakkımı bazen kötü olarak bilsem de takımım için doğru gördüğüm şekilde uyguladım, her zaman olumlu sonuç almadım şüphesiz ki... Bu sebeple önce neyin iyi neyin köü olduğu öğretilmeli ardından sonuçlarına bakılmalıdır, sadece yaşananlara bakarak afaroz etmek futbol cahilliğinden ötesi değildir, zaten futbolsever insan da buna aldırış etmez bildiğini okur.

0 yorum:

Yorum Gönder